Aralık Duran Kapı
Kapanıyor mu? Açılıyor mu?
04/07/2018Karşıma oturtup anlatacak kimseyi bulamamanın verdiği hüzün ve içimi kaplayan anlaşılamama korkusu nedeniyle yazmayı tercih ediyorum her zaman. Şimdiye kadar ya küçük not kağıtlarına yazdım, ve sonradan buruşturup attım yada belkide bir daha nerede olduğunu bile hatırlayamayacağım elime geçen bir defter sayfası,ajanda sayfası, belki bir kitabın ilk veya sonunda olan boş sarı sayfalara yazdım.
Bu blog sayfasına yazdıklarımı senin (şuan okuyan sen!) veya bir başkasının okuyup okumadığı umurumda değil. Ben sadece yazıyorum! Bilgisayarım da açık olan diğer sekmede youtube listesinde sıradaki parça olarak La Câlin çalıyor, sözlerini anlamıyorum ama tınısı hoşuma gidiyor. Baharla birlikte başlayan ve kış aylarının soğuğunu hissedinceye kadar devam eden lanet bir uykusuzluk ve beraberinde gelen huzursuzluk var üzerimde.Lanet olası alerji.
Belirli bir konu sıralamam olmayacak ilk zamanlarda, aynen şimdi yaptığım gibi aklımdan geçenleri ve yaşadıklarımı aktarmaya çalışacağım kelimelere.
14 yıl süren ve son 7 yılında gün ışığı kadar aydın bir geleceği olmasını ümit ettiğim oğlumun katılımı ile devam eden evliliğime 10 ay önce noktayı koydum. Zor oldu! Zor olan noktayı koymak değil, bu kararı 2 yılda almaktı.
Son zamanlarda boğulduğumu, nefes alamadığımı çok sık hisseder olmuştum.( Sanırım bunda 10 yıldır yaz aylarında yaşamakta olduğum alerjik bir hastalık nedeniyle aşırı tıkanan burnumun da büyük etkisi var.) Oğlumun annesini daha ergenliğe yeni girdiğimiz bir dönemde tanımış ilk başlarda bir kaç yıl platonik takılmış, karşılık almaya başlayınca ilişkiye dönüşmüş, zorluklar, aileler, çevre v.s. faktörlere rağmen (belkide onların sayesinde!) evliliğe ve huzura ulaştığımızı sanmıştık. Olmadı ! Bunda kendimden başka kimseyi suçlamıyorum. Zaten zorlamalarımla devam eden bir evliliğe, her şeyi yoluna sokacağına inanarak yeni bir fert gelmesi konusunda ısrarcı olan ve 7 yıl daha dayanma gücü bulan da bendim.
Yeni bir hayat kurmaya çalışıyorum. Yalnız ama özlem dolu, huzurlu ve umutlu bir hayatım olması için içimde bir yerlerde saklı duran o adını bile koyamadığım şeyi arıyorum. Oğlum için endişe duyuyorum mesela. Kendi hayatım için plan yapmaya başladığımda o aklıma geldiğinde sanki Berlin Duvarı çıkıyor karşıma. Durduruyor her nedense beni.Düşüncelerimi. Gitmek istiyorum mesela! Uzaklara. Aklıma geliyor, korkuyorum. Geride bırakmaktan. Geride bırakan olmaktan. Bundan ötürü bir ömür boyu suçlanmaktan, suçluluk duymaktan.
Olamaz mı? Gitsem, yaşasam, nefes alsam, çalışsam belki biraz da para kazansam.Büyüse oğlum.Anlasa beni, neden gittiğimi, neden annesinden ayrıldığımı, neden onu annesi ile bıraktığımı. Anlasa! Çağırsam yanıma, baksam, baba dese korkmadan ''seni seviyorum'' diyebilse usulca. Korkmadan sarılsak. Gençliğimi, hayallerimi o yaşasa benim yerime. İnsan olmanın hazzına ulaşsa. Bir şeyler bırakabilse kendinden sonra gelecek nesillere, benim yerime. Yaşasa mesela dinini sorgulamadan, yaratıcıya şüphe duymadan. Düşünse hayatının ne kadar anlamlı ve bir o kadar da kısa olduğunu, yapabilecekleri için fazla vaktinin olmadığını.Olmaz mı? Lütfen olur de. Bir kez olsun hayallerime katıl, benimle birlikte düşün düşünmekten bile korktuğum düşüncelerimi.
Kelimelerin boğazıma dizildiği zamanlarda gelir aklıma hep Atilla İlhan'ın '' ben sana mecburum'' şiirinde ki,
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
kıtası geliyor aklıma.
Yoruldum, gidip bir sigara içesim var.
05/07/2018
Sadece kapak ismi almama sebep olan kitabı bugün bitirdim.( Markus Zusak- HİÇ kimse sıradan değildir )Sabah kahvaltısında anneme anlatmaya çalışıyordum nasıl ilginç bir hikayesi olduğunu. Aslında hayatımda kitapta anlatılan oyun kağıdından aslara ihtiyacım var demek istiyordum, diyemedim. Sadece konusunu anlattım kısa kısa. Sabahları yataktan heyecanla, mutlulukla, merakla uyanmak istiyorum. Bir amaç için uyanmalıyım, belki kendi gelişimime yaracak bir faaliyet için olmalı, belki ailem için, belki de insanlığın geleceği için yapabileceğim bir amacım olmalı.
Herkes gibi birçok isteğim var, maneviyat ve maddiyat üzerine.
22/08/2018
Bir olay oldu!
Kurban bayramında kurban edildim, tuzağa düştüm. İçimi acıtan aldığım yara değil, bunun olması için oğlumun yem olarak kullanılması.Kim tarafından? O'nun!
24/08/2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder